Kop İdaresi ve Selçuk Üniversitesi’nden Süstaşı Projesi



Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen “Tarım Dışı Alanlarda Halkın Gelir Düzeyinin Artırılması için Süstaşı İşlemeciliği” projesine Selçuk Üniversitesi’de dahil oldu. Proje kapsamında SÜKOP olarak dağlık/kırsal kesimde ve tarım dışı alanlarda yaşayan nüfusa ek bir gelir getirmeyi ve bu nüfusun yerinde kalarak üretime destek olmaları hedeflendi.
   Selçuk Üniversitesi (SÜ) ve Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında kurulan Selçuk Üniversitesi-KOP Bölge Kalkınma İdaresi (SÜKOP) Süstaşı Projesi Eğitim ve Uygulama Atölyesi geçtiğimiz yıl törenle hizmete açıldı. Alaeddin Keykubat Kampüsü’nde yer alan Isı Merkezi binasının yan tarafında kurulan atölyenin açılışına Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı ve  Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fetullah Arık, Konya Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Soylu, Taşkent Kaymakamı Halid Yıldız, Doğanhisar Kaymakamı Mehmet Çamlıca, Seydişehir Belediye Başkanı Mehmet Tutal, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Amaç, doğal taş piyasasının tanıtılmasını sağlamak
   Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı, Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fetullah Arık, atölyenin yarı değerli ve değerli taşların işlenmesi, üretime geçirilmesi ve ekonomik olarak kazanç elde edilmesi amacıyla açıldığını belirtti.
Atölyede gerçekleştirilecek çalışmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Arık, “Atölyemiz içerisinde ince dilim, plaket kesim şeklinde üzerine lazer işleme tekniğiyle resim, figür, yazı ekleyebiliyoruz. Tespih üretimi gerçekleştirebiliyoruz. İster kolye, ister küpe yapın, ister doğrudan tespih olarak kullanın doğal taştan üretildiği zaman çok daha kıymet kazanıyor. Anadolu’nun kendine özgü birçok taşı var. Bir başka önemli ürünümüz ise kabaşon ürünlerdir. Kısaca kolyede, küpede, gerdanlıkta görmeye alıştığımız doğal taşların burada üretilmesiyle ilgili bölümdür. Proje kapsamında yörede bulunan doğal taşları alarak işleyeceğiz. Potansiyel belirleme çalışmalarını öğrencilerimizle geçtiğimiz yıl başlattık. Ülkemizde ciddi bir doğal taş potansiyeli bulunuyor ve doğal taş piyasasının tanıtılmasını da amaçlamaktayız. Burada hem kırsal kesimde yaşayanların gelir düzeyinin artırılması hem de üniversitemize ek bir destek sağlanması, buna ek olarak jeoloji mühendisliği bölümü öğrencilerinin burada bu eğitimi görmeleri, bu eğitim sonunda da en azından mesleğimizin bir uygulama alanı hakkında daha geniş kapsamlı bilgiye sahip olmalarını arzuluyoruz” dedi.
   Somut olarak sonuca ulaşılan ilk proje olan SÜKOP, Bölge Kalkınma İdaresi (KOP) tarafından da değerlendirildi. Bu konuda hedeflediklerini ve proje içeriğini anlatan KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, KOP Bölge Kalkınma İdaresi’nin üniversitelerle yürüttüğü pek çok çalışmanın olduğunu söyledi. Bu kapsamda gerçekleştirdikleri çalışmalardan birisinin SÜKOP Süstaşı Projesi Eğitim ve Uygulama Atölyesi olduğunu ifade eden Bostancı, “KOP Bölge Kalkınma İdaresi olarak kırsal dezavantajlı alanlarda yürüttüğümüz projeler, genel çalışmalarımız içerisinde önemli yer teşkil etmektedir. Bu bağlamda özellikle dağlık kırsal alanlarda yürüttüğümüz KOP KÖSİP dediğimiz küçük ölçekli sulama işleri programımız var. Bu sulama altyapısıyla beraber tarımsal faaliyetlerin geliştirilmesi noktasında da bazı desteklerimiz ve faaliyetlerimiz yürümekle beraber bunun dışında da bölgede ek gelir, ek kazanç olarak ne getirebiliriz diye çalışmalarımız kapsamında bazı planlamalar ve uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Bugün burada bir arada bulunduğumuz süstaşı atölyesi de bu çalışma kapsamında gerçekleştirdiğimiz bir faaliyetin sonucudur. Bu atölyeyi eğitim merkezi olarak kullanacağız. Bunun yanı sıra ilçelerimizde kurmayı planladığımız üretim atölyeleri var. Belli bir aşamaya kadar üretim o atölyelerde gerçekleşecek. Bu proje bir yönden daha kıymetlidir.” şeklinde konuştu.

Taşlara birde böyle bakın
Taşların işlenip onlara değer katılmasının fikrinin nerden çıktığını anlatan Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Fethullah Arık  jeoloji mühendisi olarak konuyu değerlendirdi.’’ Bizler Jeoloji Mühendisi olduğumuz için en yaygın yaptığımız çalışmalardan biri de doğadan derlenen taşların türünün ortaya konulması ve adlandırılmasıdır. Kısaca petrografik analizler olarak tanımlanan bu işlemde taşlardan yapılan ince ve parlak kesitlerin mikroskop altında incelenmesi, bu taşların içinde bulunan minerallerin türü, miktarı ve dokusunun belirlenmesi ve ilgili taşların adlandırmasıdır. Jeoloji Mühendisliği Bölümü’müzde ince kesitler yapılabilmekte ve akademisyenlerin tamamı kendi araştırma konularına göre petrografik incelemeleri gerçekleştirebilmektedir. Ancak ince kesitlerde ışığı geçirmeyen ve sadece opak mineral olarak tanımlayabildiğimiz bazı cevher minerallerinin yansıyan ışık altında incelenmesi yani parlatma kesitlerinin ışığı yansıtan bir mikroskop altında incelenmesi gerekmektedir. Parlak kesitlerde ise en önemli özellik ise söz konusu taşın ışığı iyi yansıtması için çok iyi parlatılmasıdır’’ dedi.
   Süstaşlarının neden önemli oldugu konusuna da açıklık getiren Doç.Dr.Arık, tarih boyunca insanoğlu için vazgeçilmez olan ve günümüzde de çeşitli nedenlerle oldukça popüler olan işlenebilir taşlar, süs taşları ve doğal taşlarla işlenen takılar oldukça yaygın bir kullanım alanına sahip oldugunu söyledi. Özellikle kuyumculuk ve takı tasarımı sektörünün vazgeçilmez hammaddesi olan yarı değerli ve değerli taşların potansiyel olarak aranması ve işlenmesinin gün geçtikçe önem kazandığına vurgu yapan Arık, projenin nasıl oluştuğundan da bahsetti. ‘’Madem ki metalik cevher içeren taşları parlatabiliyoruz bunu neden diğer taşlara uygulayarak süstaşı üretimi yapmıyoruz diye düşündük. Böylece o ana kadar sadece doğal olarak güzel göründüğü için arşivimizde bulunan ve süstaşı olabilecek taşları işlemeyi ve bunları süs eşyası ve takıya dönüştürme süresi başlamış oldu. Böylece doğal olarak güzel olduğu için değil meslekten olan olmayan herkesin beğendiği ve değer katılan süstaşı projemizi geliştirdik. Bu amaçla da Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Alican Öztürk ve Yrd. Doç. Dr. Arif Delikan ile birlikte projemizi tamamladık. Rektörümüz Mustafa Şahin’in de katkısı yadsınamayacak kadar fazla oldu’’ dedi.
   Son olarak kursiyerlere neler öğrettikleri hakkında da bilgi veren Doç.Dr. Arık, ‘’Proje kapsamında yapılan eğitimlerimiz dönemsel kurslar şeklinde gerçekleştirilmektedir. Temel eğitim programında işlenebilir taşların neler olduğu, nasıl tanınacağı, hangi taşın hangi üretim için uygun olduğunun belirtildiği temel bir eğitimle başlamakta ve uygun taşlarda kesme, dilimleme, aşındırma-şekillendirme ve delme-parlatma ile devam etmektedir. Kaymakamlıklar, Yerel İdareler ve Sivil toplum örgütlerinin yardımlarıyla Selçuk Üniversitesi Süstaşı Araştırma ve Uygulama Atölyesi’nde kurslar düzenliyoruz. İlk eğitim grubumuz atölyesi de kurulan Taşkent’ten geldi ve hemen 10 kişilik bir gruba bilye ve tespih üretimi üzerine 15 günlük bir kurs verildi.Bu şekilde de halen sürecimiz işliyor. Eğitim veren Selçuk Üniversitesi akademisyenleri olarak herhangi bir ücret talep etmeden kurslarımızı gerçekleştirdik. Sadece dışarıdan gelen öğreticilerimize konaklama ve günlük zorunlu harcamaları karşılayacak kadar çok düşük bir ödeme yaptık. Ürünlerimiz ortaya çıksın diye çaba harcıyoruz ve ortaya çıkması bizi heyecanlandırıyor’’ diye konuştu.
Beste Aşlamacıer 



   







Yorumlar