Türkiye’de her 800 çocuktan biri Down Sendrom'lu olarak doğuyor. Peki
Down Cafe'yi duydunuz mu ? Ankara Kızılay ‘da hizmet veren bu Cafe'de Down
sendromlu gençler çalışıyor ve kusursuz hizmet veriyor.
Herşey tam olarak 2001 yılında başladı. Ankara'da bulunan Saray Rehabilitasyon Merkezi'nde çalışan Sercan
Bozdemir, Hasan Güneş ve Harika Alboğa engellilerden oluşan 'Down Cafe'
projesinin temellerini attılar. Amaçları yaşları 15'in üstünde olan engelli
gençleri sosyal hayata kazandırmak ve işgücü pastasından pay almalarını
sağlamaktı. Üç gönüllü uzman tarafından atılan bu adım birçok kişi tarafından
da destek gördü. Bu aldıkları destekle de çalışmalara öncelikle, özür durumu az
olanları seçmekle başladılar. 800 kapasiteli 760 engellinin içinde yaşadığı
Saray Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinden, 25 kişi eğitilmek
üzere Halk Eğitim Merkez’ine gitmeye başladı. Eğitim süreci gerek uzmanlar,
gerek lisenin öğrencileri, gerekse eğitim alan gençler açısından zor günler
anlamına gelse de zamanla bu durumlarıda aşan engelli gönüllüler 3 hafta
sonrasında yaptıkları, gittikleri derslerin bilincine varmaya başladılar.
KIZILAY’DA AÇILDI
Eğitim sürecinin ardından yer ve ekipman sorunlarına
rağmen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı desteğiyle mekan Ankara Kızılay’da
açıldı. Mekanın dahi kurumsal olmasıyla yavaş yavaş işler yoluna girmeye
başladı. Önce Cafe’de satışa sunulacak çay,kahve,pasta gibi malzemelerin
tedarik edilmesi gerçekleşti, ardından sendromlu gönüllülerin iş bölümü
ayarlandı. 2 vardiya şeklinde çalışan gönüllülerden ilk grup sabah 08.00’den
13.30’a kadar, diğer grup ise 13.30’dan 20.00’a kadar hizmet vermeye başladı.
Yine Rehabilitasyon Merkez’ine ait servisle ulaşımları sağlanan engellilere bu
süreçte rahatsızlandıkları anda müdahale edebilecek ambulans ve hastane olanagı
verildi. Aynı zamanda cafe’de
oluşabilecek sorunlara karşı hemen yanlarında olabilecek 3 sosyal hizmet uzmanıda
cafede çalışmaya başladı. İlk başta çok zorlanan engelli gönüllüler, bazen
masaların yerini karıştırdı, bazen ise hata yaptıklarında ağlamaya başladı.
Halk tarafından da garipsenen bu durum da zamanla çekingenliğin yerini
samimiyet aldı. Gelen müşteri nereye geldiğini bilerek ona göre davrandı, geç
gelen çaya, kahveye sinirlenmeyip anlayışlı olması gerektiği bilincine vardı,
Down Sendromlu gönüllülerde de özürü en az olanlar topluma kazandırılmaya
başlandı. Ankara Kızılay’da bulunan Down
Cafe’de 5 yıldır oranın sorumlusu olan Ahmet Yaraman, gençlerin pek çok
açıdan, engelli olmayan çalışanlara örnek olması gerektiğini düşünüyor: ‘‘Down
Cafe çalışanları işlerine öylesine bağlılar ki hiçbir şekilde işlerinden
kaytarmayı düşünmüyorlar. Çok önemli bir iş yaptıkları bilinciyle motive oluyorlar.
Motivasyonlarını kırabilecek tek şey çevredeki insanların onur kırıcı
davranışları. Ancak şimdiye kadar müşterilerden böyle bir tepki gelmedi.
Müşteriler arasında daha çok çocukları engelli olan aileler var. Onlar, Down
Cafe'yi bir buluşma mekanı olarak görüyorlar. Çocuklarının burada çok rahat
olduğunu söylüyorlar. Gelenler bir nebze de katkı olması için hiçbir şekilde
boş kalkmıyolarlar, buda çalışanlarımızı mutlu ediyor. Ankara’yla yola çıkıldı
ama şuan Konya Ereğli, Mersin, Erzincan, Sivas, Sakarya ve Kayseri’ de bu proje
gibi faaliyet gösteren yerlerimiz var. Amacımız bu tür yerlerin
yaygınlaşması.’’ Harika Alboga’da benzer bi çalışmayı Maltepe Huzurevi'nde
kalan yaşlılar için de gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
Beste Aşlamacıer

Yorumlar
Yorum Gönder